FORUM-HAYATTT
www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws

Glittery texts by bigoo.ws

hayattt - Blogcu


hayattt

• 3/2/2006 - izleyin

http://www.afsc.org/iraq/movie.htm


link e tıklayın izleyin ve neler hissettiğinizi yazın

Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 2/2/2006 - PARÇALANSA DA YÜZÜM YALNIZLIKTAN, ADIN GİTMİYOR AKLIMDAN...

Kategori: HIKAYE


Bomboş bir yalnızlığın içine düştüm. 50. kattan düşen biri gibiydim, her katı geçtiğimde “buraya kadar sorun yok” diyordum. Anladım ki, nasıl düştüğün değil, yere nasıl çarptığın önemliymiş. Ben işte böyle bomboş bir yalnızlığın içine yüzüm parçalanarak düştüm. Nereden geldim, nasıl atladım anlamadım. Kafamı kaldırıp baktığımda üstüme gelen başka yalnızlıklar gördüm. Birinden kaçsam diğerine yakalandım.

Ben bu yalnızlığın içinde anladım ki, bazen eksile eksile büyüyormuş insan, her insan azaldığında hayatımdan, ben biraz daha büyüdüm. Büyüdükçe yalnızlığım arttı, yalnızlığım arttıkça büyüdüm. Bir isim kaldı aklımda ilk gençliğimden, çocukluğumdan. Hani bilgisayarların ekran korumasına bir isim yazarsın da dönüp durur ya, ismin öyle yazılmış beynime, dönüp duruyor her yerde. Parçalansa da yüzüm yalnızlıktan, adın gitmiyor aklımdan…

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 2/2/2006 - Tek Soruluk Anket

Dünya çapında bir anket yapılmış. Sadece bir soru sorulmuş:

"Lütfen dünyanın geri kalan kismındaki yiyecek eksikliğine bir çözüm ile ilgili kişisel görüşünüzü dürüstçe belirtiniz."

Anket büyük bir başarısızlıkla sonuçlanmış. Çünkü;

Afrika´da insanlar "yiyecek" kelimesinin ne anlama geldiğini bilmiyorlar.

Batı Avrupa´da insanlar "eksiklik" kelimesinin ne anlama geldiğini bilmiyorlar Dogu Avrupa´daki insanlar "kişisel görüş"ün ne anlama geldiğini bilmiyorlar.

Orta Doğu´da insanlar "çözüm"ün ne anlama geldiğini bilmiyorlar. Güney Amerika´daki insanlar "lütfen" kelimesinin ne anlama geldiğini bilmiyorlar.

İsrail´deki insanlar "dürüstlük" kelimesinin ne anlama geldiğini bilmiyorlar.

Ve Amerikada´ki insanlar "dünyanın geri kalan kısmı"nın ne anlama geldiğini bilmiyorlar.

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 2/2/2006 - kapıcı

Kategori: HIKAYE

Kapıcı deyip geçme mirim, aslında bizim işimiz pek bir zor. Önceden     kapıcılık en kötü mesleklerden biriydi. Hatta kız bile vermezlerdi kapıcılara. Hoş hala aynı düşünce var çoğu kişilerde...

Biz olmazsak kim temizler bu apartmanları? Bunu hiç düşünmezler mirim ve apartmandakilerin her işini yapsan da yine de yaranamazsın. Gerçi önceye bakarak işimiz de azaldı. Önceden evlere servise çıkardık. Allah´tan şimdi onu yapmıyoruz. Sadece sabah milletin kapısının önünden çöpleri alıp bahçeleri süpürüyoruz, merdivenleri ve giriş kapsının camlarını siliyoruz.

Bir de önceden bahşişler vardı. Şimdi bahşiş diye bir şey yok mirim. Bu onun işi deyip beş para vermiyorlar. Bu bizim işimizi biraz zorlaştırdı. Hevesi de kalmadı desek yeri var. O yüzden ben de bütün işleri benim hanıma devrettim. Ucunda para olsa ona bırakmam ama bedavadan iş yapmak pek bana göre değil.

Maaş mı dedin? Evet maaş alıyorum ama bu hanımın yaptıklarına karşılık oluyor. Aynı maaşa iki kişi çalışır mı mirim?

Benim mesleğim babadan kalma... Babam da bir kapıcıydı. O işi yapacak gücü kalmayınca görevi ben devraldım. İyi de ettim yani. Hazır meslek işte "Armut piş, ağzıma düş" oldu.

Benim bir sevgilim vardı gençken ( Aman karım duymasın çok kıskanır ve kızar bana... Siz söylemezsiniz değil mi? ) kapıcının oğlu olduğum için ne anası ne babası razı geldi evlenmemize, sanki kötü bir iş yapıyormuş canım babam... Kapıcılık da diğer işler gibi dedimse de anlatamadım. Önceden işi olmayana kız vermezlerdi şimdi ise kapıcıya, çöpçüye kız vermiyorlar.

Gel gör ki bu düşünce birkaç kişide aynı değil ki evlenebildim. İyi mi ettim bilmiyorum mirim. Bazen diyorum ne vardı sanki evlenecek bekar kalsaydım ya... Bizim hanım bazen beni çileden çıkarır ve bu sözcükler ağzımdan çıkıverir. Eeee o da hak ediyor ama yine de iyidir benim hanım. Bana çok yardımcı olur. Hatta benim apartmanda yapmam gereken işleri o yapar, bana kahvede oyun oynamaya zaman yaratır. Papazdı, valeydi, sinekti derken bir bakmışım akşam olmuş. Bana müsaade deyip evin yolunu tutarım. O kadar işi yapar ve evinde yemeği de hazır olur.

Çocuklar mı? Onlarla ilgilendiği kadar benimle ilgilenmiyor desem yeri var. Bak sen bendeki lafa, daha ne yapacak benim için? Benim görevleri yapıp evi çekip çeviriyor. Akşam olunca hali kalmıyor bir de ben ondan oyun mu isteyeyim?

Eee insaf yani...

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 2/2/2006 - Artvinliler.....

Selam arkadaşlar, artvinlileriçin bir forumsayfası açıldı, bekleriz.

 

http://artvinliler.kazorum.com

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 1/2/2006 - Bilmelisin ki ...

Kategori: SIIRLER

Bilmelisin ki ...

 

Duvarda asılı diplomalar
insanı insan yapmaya yetmez.

 

Bilmelisin ki ...

 

Aşk kelimesi ne kadar çok kullanılırsa,
anlam yükü o kadar azalır.

 

Bilmelisin ki ...

 

Karşındakini kırmamak ve inançlarını savunmak arasında,
çizginin nereden geçtiğini bulmak zor.

 

Bilmelisin ki ...

 

Gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez.
Gerçek aşkların da!

 

Bilmelisin ki ...

 

Tecrübenin kaç yaşgünü partisi yaşadığınızla ilgisi yok,
ne tür deneyimler yaşadığınızla var.

 

Bilmelisin ki ...

 

Aile hep insanın yanında olmuyor.
Akrabanız olmayan insanlardan
ilgi, sevgi ve güven öğrenebiliyorsunuz.
Aile her zaman biyolojik değil.

 

Bilmelisin ki ...

 

Ne kadar yakın olursa olsunlar
en iyi arkadaşlar da ara sıra üzebilir.
Onları affetmek gerekir.

 

Bilmelisin ki ...

 

Bazen başkalarını affetmek yetmiyor.
Bazen insanın kendisini affedebilmesi gerekiyor.

 

Bilmelisin ki ...

 

Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasın
dünya sizin için dönmesini durdurmuyor.

 

Bilmelisin ki ...

 

Şartlar ve olaylar, kim olduğumuzu etkilemiş olabilir.
Ama ne olduğumuzdan kendimiz sorumluyuz.

 

Bilmelisin ki ...

 

İki kişi münakaşa ediyorsa,
bu birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmez.
Etmemeleri de sevdikleri anlamına gelmez.

 

Bilmelisin ki ...

 

Her problem kendi içinde bir fırsat saklar.
Ve problem, fırsatın yanında cüce kalır.

 

Bilmelisin ki ...

 

Sevgiyi çabuk kaybediyorsun,
pişmanlığın uzun yıllar sürüyor.

 

*Can YÜCEL*

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 17/1/2006 - Teşekkürler kalbim sana...

Kategori: SIIRLER

Teşekkürler kalbim sana...


Gençliğimin dalları hep ikindiyi gösteren durmuş bir
yelkovan gibiydi o yıllarda yani erken ölümü ve içinde
altın tozlarıyla ağır ağır yaz boyunca yaprakları tirse
yeşili ve kışın yoktu bilemezsin o küçük saatin karnında
sapsarı bir çark ne işe yarar tıpkı kimi sözcükler gibi
önce anlaşılmayan ve bir zaman gelir döner başlatır
bir şiiri

İşte öyle bir şarkıydı

Her gün içimde yaşayan yalnız bir japonun küçük bir
alanda kırmızı kasım yapraklarını büyüttüğü paris'te
tuvaletlerinde bile çeyrek le monde sayfaları kullanılan
çünkü kalındır kağıdı banyolarla dolu ve sartre'in
çocukluk anılarıyla bir otelde lahmacun cumhuriyetinin
üç uyruğuyla eski bir rus plağını ilk kez dinlerken
bu şarkı çantama düşürmüş olmalı
geleceğin ormanını

Sağol yüreğim çünkü o ezgi

bakır bir safakta uçarken saatlerce altımda "güneşte
sararmış kemik ve kil ve külle örtülü" ortaasya kentleri
ve parti çizgisinde lacivert giysilerle adamlar büyük
bir gökyüzü gemisinin lombozlarından alkol denizinde
yüzen dağlara bakar bakar donuk gözlerle
içimde bir sıkıntı ne istediğimi bilmiyorum görünmüyor
ekimin kayıp ülkesi düşünürken habersiz savurduğumuz
beyaz bir bulutta

seni taşıyordu

Bağlı kaldı

içimdeki japonun da içinde kapkara bir koç o yüzden
dolanır durur düşleyerek tanyeri ülkesini ve bekler ne
zaman ışıtacak beyaz duvardaki tüy sarmaşığı seher
yıldızı bekler kil çadırlarda göçer denklerine sıkışmış
kara bir çekirge gibi umutsuz bir yarını ve atlara eğer
örgütleyen kolan durmadan dağılır gider gene de iner
mahmuz kan içinde bir hint horozunun gözlerine kararır
ortalık nerede başaklar ve yanılmıyorsam tıpkı
böyle bir zamanda yüreğin kanatları bir tele çarpar

eski bir şarkıyla

Çark döner
tamamlar şiirimizi.

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 17/1/2006 - ~~Yalnızım Bu Şehirde~~

Kategori: SIIRLER
~~Yalnızım Bu Şehirde~~
 
Yalnızım bu şehirde
Sokaklar sessiz sakin

Kimsecikler yok ortalıkta
Işıklar bile eskisi gibi yanmıyor
Sanki kuşlar küsmüş bana
Bu şehir dar geliyor şimdi

Sensizlik zor geliyor bana
Bu sitem sanadır yar
Bu isyan sanadır yar
Bu şehir sana dargın yar
 
Yoksun sen bu şehirde
Sanki hiç kimsecikler yok
Yalnızım bu şehirde
Tek başıma
Yalnızım bu şehirde
Yalnızım...
 
Sefer Kurt
 
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 2/1/2006 - ::..ÖPSENE ANNEM..::

Kategori: SIIRLER

 

 

::..ÖPSENE ANNEM..::


 

Hani ufak bir bebekken,
Sadece acıkınca aglarmışım..
Başka zamanlarda gülermişim..!!
Artık sadece acıkınca aglamıyorum anne...!

Bak yıllar ne çabuk geçmiş..
Sadece gülünmeyecegini ögrenmişim..!
Yada ögretilmişim ANNE..!!

Küçükken bir yerim acıdıgında
Öp geçsin derdim..!!
Şimdi ise "KALBİM acıyor" öpsene ANNEM...!


 

Yazar:SEVGÜL ÇİFTCİ

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 30/12/2005 - SOBELENDİM (KAHVALTI)

NORMAL BİR GÜNDE NASIL KAHVALTI EDERSİN

Normal bir günde iş yerinde olduğum için 2 pohaça yetiyor banaJ

 

HAFTASONU NASIL KAHVALTI YAPARSIN

Hafta sonu bütün aile fertler evde olduğu için özenli bir şekilde kahvaltı hazırlanır. Patatesler kızartılır, börek yapılır bi de bizde adettir kuymak (Karadenizliler bilir) yapılır.. (canım da çekti şimdiJ)

 

NE ZAMAN KAHVALTI YAPARSIN

İş yerinde 08:30 – 09:00 arası pohaçalarla kahvaltımızı yaparız arkadaşlarla.

 

BELİRLİ AİLE GELENEKLERİ İLE BÜYÜDÜNMÜ BUNLAR NELER

Öyle ahım şahım bi gelenek yok ama kahvaltı olayına gelince hafta sonları kuymak yapılır genelde.

 

BESLENME ÇANTASI DÜŞÜNDÜĞÜNDE NELER HATIRLIYORSUN

J))))))))) ilkokulda beslenme kolu başkanıydım. Sınıfta hoşlandığım bi çocuk vardı adı Merih, beslenmesini getirmezdi genelde hep artı verirdimJ

 

SENİN İÇİN LÜKS BİR KAHVALTI NEDİR

Nilgün ablanın dediği gibi bayram kahvaltıları daha bi özel olur yakın akrabalar toplanır hep birlikte kahvaltı yapılır bu da genellikle bizim evde oluyor.

 

NASIL, NERDE, NE ZAMAN KAHVALTI ETMEK İSTERSİN

Sevdiğim insanla şöyle deniz manzaralı bi yerde kahvaltı yapmak isterim, bunu da en çok sevgililer gününde isterim.

 

HAYATINDA HATIRLADIĞIN ÖZEL BİR KAHVALTI  NEDEN ÖZEL..

Bütün bayram sabahları.

 

KAHVALTI MASASINDA EKSİK OLMAMASINI İSTEDİĞİN ŞEY

Çay, zeytin ve vişne reçeli..

 

KAHVALTI KONUSUNDA SÖYLEMEK İSTEDİĞİN BİR SEY VAR MI

Öğünlerden en önemlisi kahvaltıdır diye düşünüyorum. İnsan daha zinde başlar güne değil mi..?

 

 

SODALI BÖREK

 

 

Malzemeler:

·       6 adet yufka

·       Yarım kilo tuzsuz lor ya da yağsız peynir

·       1 demet maydanoz

·       1 su bardağı süt

·       1 su bardağı sıvıyağ

·       2 adet yumurta (birisinin sarısını üzerine sürmek için ayır)

·       1 küçük şişe soda (madensuyu - 20 cl)

·       Tuz, karabiber, kırmızı pul biber

 

Yapılışı:

1.    Maydanozun saplarını temizleyip, peynir rendesi ya da lor ile karıştırın. İçine damak zevkinize göre tuz, karabiber ve kırmızı pul biber ilave edin.

2.    Tepsinin tabanını 2–3 çorba kaşığı sıvı yağ ile yağlayın

3.    Süt, yumurta ve sıvı yağı bir kabın içinde güzelce çırpın. (tuz ilave etmeyin)

4.    İlk yufkayı tepsinin tabanına kırışık bir şekilde tepsinin tabanını eşit kapatacak şekilde yerleştirin. Sütlü harç ile bu yufkayı azar azar kaşıkla ıslayın. İkinci yufkayı da tepsiye yerleştirin. Onunda üzerini sütlü harç ile ıslayın.

5.    Peynirli harcın yarısını tepsinin her yerine eşit olacak şekilde yayın.

    6.   Daha sonra iki adet yufkayı aralarına sütlü harçtan ıslatarak döşeyin.

    7.      Kalan peynirli harcı yufkanın üzerine yayın.  

    8.      Beşinci yufkayı da buruşuk bir şekilde tepsiye yerleştirin. Ve üzerini kaşıkla ıslayın.  

En son yufkayı tepsinin ebatlarına göre kıyılarını kesin.

9.      Kıyılarını tepsiye güzelce yerleştirin. Sütlü harç ile ıslayın.  

     10.  En üst yufkayı düzgünce tepsiye yerleştirin.  

     11.  Tepsideki döşenmiş yufkaları istediğiniz boyutlarda güzelce kesin.  

     12. Kalan sütlü harç varsa böreğin üzerine dök.

     13. Bir şişe sodayı kestiğiniz yerlerden eşit olarak tepsiye dökün.

     14. Buz dolabında en az 6-8 saat bekletin.  

     15. Dolaptan alınca üzerine ayırdığınız yumurta sarısını sürüp, çörek otu ve susam ilave edip 180 derece fırında üzeri kızarana kadar fırınlayın

 

Harika oluyor deneyin  Kolay gelsin...

 

BENDE OZLEMIM İ SOBELİYORUM.

 

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Hakkımda

KATAGORILER

Şiirler
Hikaye
Download
Resimler

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta
Blog RSS

Linkler

Hayat
Kimyanet
Butro
Gifler
Kedili Kahve
Akademi Formu
Artvinliler

Takip Ettiklerim

Kar Tanesi
Çilek
Bizim Vadi
destnyh2
Nilgün Bozkurt
Levent
Hayali
Göznuru
Meczup
Yaz
ÖZLEMİM
Güller Şehri
neen
SeldaErcan
aysebayram

Arkadaşlar

Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:8
Son Sayfa | Sonraki Sayfa


Açılışı tekrar görmek için tıklayınız...